<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SAMDergi &#187; Boş Satırlar</title>
	<atom:link href="http://www.samdergi.com/category/bos-satirlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.samdergi.com</link>
	<description>Samanyolu Mezunları elektronik dergisi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Feb 2010 21:58:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>where do pink dreams lead to</title>
		<link>http://www.samdergi.com/where-do-pink-dreams-lead-to/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/where-do-pink-dreams-lead-to/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2008 07:46:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bakay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/where-do-pink-dreams-lead-to</guid>
		<description><![CDATA[where do pink dreams lead to by bluebottle Atölye odamızdan warnerblade üyeleri tarafından üretilmiş içeriğe erişebilirsiniz: warnerblade Forum » atölye » TeaM &#8211; 2 Boyut Çalışmalarınız]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="" src="http://img136.imageshack.us/img136/5795/pinkqi8.jpg" alt="pinkqi8 where do pink dreams lead to" border="0" width="450" height="" /></p>
<p>where do pink dreams lead to by bluebottle</p>
<p>Atölye odamızdan warnerblade üyeleri tarafından üretilmiş içeriğe erişebilirsiniz:</p>
<p class="nav-header">		<a href="http://www.warnerblade.com/f/index.php">warnerblade Forum</a> » <a href="http://www.warnerblade.com/f/viewforum.php?f=31">atölye</a> » <a href="http://www.warnerblade.com/f/viewtopic.php?t=1903&amp;start=690&amp;postdays=0&amp;postorder=asc&amp;highlight=" class="nav-current">TeaM &#8211; 2 Boyut Çalışmalarınız</a>	</p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/where-do-pink-dreams-lead-to/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Şeriati&#8217;den Alıntılar</title>
		<link>http://www.samdergi.com/ali-seriatiden-alintilar/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/ali-seriatiden-alintilar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2008 23:34:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=227</guid>
		<description><![CDATA[Seçilmiş sözleri değil, bazı alıntılar. Paragraflardan çekip çıkarırken haksızlık ettiğimi hissettim. Hepsi bir bütünün parçası ve kitapların içinde daha manidarlar. Puran Şeriati: Eşim Ali Şeriati – Bir Yaşam Portresi s.87 “…Hiçbir inkılapçı hareket mutlak kamil olduğu bir noktadan başlamamıştır. İnkılapçı çevre oluşunca her ne kadar eksik de olsa bir çaba ve bir kıvılcım, işe başlamak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seçilmiş sözleri değil, bazı alıntılar. Paragraflardan çekip çıkarırken haksızlık ettiğimi hissettim. Hepsi bir bütünün parçası ve kitapların içinde daha manidarlar.</p>
<p>Puran Şeriati: Eşim Ali Şeriati – Bir Yaşam Portresi</p>
<p>s.87</p>
<p>“…Hiçbir inkılapçı hareket mutlak kamil olduğu bir noktadan başlamamıştır. İnkılapçı çevre oluşunca her ne kadar eksik de olsa bir çaba ve bir kıvılcım, işe başlamak için yeterlidir. İşin içinde eksikler giderilir, kemal merhalesi ve başarı muhakkak gelecektir…” A. ş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.90</p>
<p>&nbsp;“…Siz eğer konuşabiliyorsanız, kendinizden, kendi aşklarınızdan, sıkıntılarınızdan ve hayallerinizden söz etmeniz çok insafsız ve namertçe bir şey olur. A.ş</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İran’da her tarafın, dağ taşın uyutmak için ninni söylediği şu anda sizler neden mırıldanıp iniltiler okuyasınız ki. Uyanabilmeleri için feryat edin…” A. ş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s. 150</p>
<p>“…Özellikle de soğuk kış rüzgarlarının esmekte olduğu ve bu vahşet ve karanlık sahrada kurdun gözlerinin ışığından başka bir aydınlığın görülmediği ve bu yolun yolcusunun gözünü kapatıp gönlünü Allah’a dayaması ve öyle yürümesi gerektiği günlerde.” A. ş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.152</p>
<p>“… ya da hayır, en azından elden bir şey gelmiyorsa bir ses çıkarmak ta ki en azından kendimi unutmayayım ki bu da dert getirir.” A.ş</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.221</p>
<p>“…Bizim içinse önemli olan insani görevi yerine getirmek ve Allah’ın yolunu takip etmektir. şayet zafer elde ettiysek duamız, zulümden, hakkı yok etmekten ve gururdan emanda olmaktır. şayet yenildiysek kötülükten ve zilletten uzak kalmak ve şehadetin nasibimiz olmasıdır!” A. ş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.254</p>
<p>“Her şeye karış ve hiçbir şeye bulaşma. İnzivada pak kalmak, ne zordur ne de bir değere sahiptir. ‘İnsanlarla ol ve insanlarla olma’ gerçekten peygamberce bir sözdür.” A. ş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ali şeriati: Yalnızlık Sözleri</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.14</p>
<p>“…Onlar Nuşirevan’ın adalet zincirlerini boyunlarına vurdular ve ahırları bayındır kıldılar, ben ise sarayları terk ettim.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ali şeriati: Sanat</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;s.22</p>
<p>“…Aksine bir düşünceyi, bir dini bozan şey, dosttur. Ya da dost toplumda baş gösteren düşmanlıktır. Bütün dinler, içeriden bozulmuş ve çürümüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her din, çöküşünden ve çizgisini ilk çizgisine zıt bir şekilde belirledikten sonra; kendini bilen, aydınlığı olan, o dinin hakikatini bilen, bu sapmayı teşhis etmiş olan ve o iki gruptan da (ne düşüş, alçalma ve kötü değişime inanan kesimden ve ne de bu alçalma ve kötü değişime kail olan, din budur [diyen] ve sonra karşı çıkan yarı aydın gruptan) olmayan o iki grubun düşüncesinin tersine başka bir şeyin var idiğini ve başka bir şeyin olmuş olduğunu bilen tam bilinçli kimseler tarafından [ihya edilir].”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.66</p>
<p>“…Son, olması gerekenin ve olmayanın yakın sınırından ibarettir.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.67</p>
<p>“…bana göre insan bir şahsın özel adı olmayıp, bir durum ve bir niteliktir. Bu sebeple artıp eksilmesi mümkündür.</p>
<p>..</p>
<p>Evet, daha fazla insan olan kimse, insanın, yarısı itibariyle ortaklığının bulunduğu doğayla arasında daha fazla aralık ve uyumsuzluk olan kimse demektir.</p>
<p>..</p>
<p>Bir ruhun kemal derecesi, yaşamaktan duyduğu sıkıntının derecesiyle doğru orantılıdır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.90</p>
<p>“Hüzün, yok olanın eksikliğinden, üzüntü ise varolanın eksikliğinden kaynaklanır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>s.114</p>
<p>“…Kim daha fazla insan ise, daha fazla dertli olur.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/ali-seriatiden-alintilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geçiş</title>
		<link>http://www.samdergi.com/gecis/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/gecis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 May 2008 19:07:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=187</guid>
		<description><![CDATA[Yığınıma bakıyorum eğreti bir nazarla. Cahilim şimdi, bilmiyorum hangi taraf sağım. Halimden ürkmek için davranmıyor vücudum. Saçlarım kadar sakin, irademi bekliyor sanki atmak için kalbim. Karşı duvarda bir resmim Ne kadar bilgisizim Etraf siluet dolu, aynı etraf çok ıssız Acıyor boşluklarım, eyvahlarım telaşsız - Bedenim hissiyatıma kindarane bakıyor Sanki yetmiş senedir bu firakı bekliyor Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="Calibri;"><span style="small;">Yığınıma bakıyorum eğreti bir nazarla. Cahilim şimdi, bilmiyorum hangi taraf sağım. Halimden ürkmek için davranmıyor vücudum. Saçlarım kadar sakin, irademi bekliyor sanki atmak için kalbim. Karşı duvarda bir resmim<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Ne kadar bilgisizim<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Etraf siluet dolu, aynı etraf çok ıssız<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Acıyor boşluklarım, eyvahlarım telaşsız<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">-<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Bedenim hissiyatıma kindarane bakıyor<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Sanki yetmiş senedir bu firakı bekliyor<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Bir nesne görsem aşina, bir maddeyle son bir nisyan<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Bir el deyse, laf söylese bir ziruh bir muhsin insan!<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Bakışlarım cayır cayır, gözlerim ölgün<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Rengim hiç olmadığı bir tonunda bugün..<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;"> -<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Beynimde büyüyen taş günahlarım mı<br />
</span></span><span style="Calibri;"><span style="small;">Görüntü mü kayboldu gözlerim mi kapandı</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/gecis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Satır Aralarında Kalmış İştiyaklar</title>
		<link>http://www.samdergi.com/satir-aralarinda-kalmis-istiyaklar-sitemim/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/satir-aralarinda-kalmis-istiyaklar-sitemim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Aug 2007 11:56:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Yapıp da pişmanlık duyduğum şeylerden ziyade, yaşamamakta olup yaşamayı istediğim farklı bir hayat tarzı var benim..    Ben istemem ki konuşmayı basitleştirmeye çalışayım, genel laflarla meramımı anlatayım. Ben isterim ki hislerimdeki derinlik kelimelerde de zenginliğini muhafaza etsin.    Modern eserlerdeki yapı enteresanlığı ve değişik tarz denemelerini görmektense üretilmiş dahice fikirleri okumak ve onlardan istifade etmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapıp da pişmanlık duyduğum şeylerden ziyade, yaşamamakta olup yaşamayı istediğim farklı bir hayat tarzı var benim.. </p>
<p> </p>
<p>Ben istemem ki konuşmayı basitleştirmeye çalışayım, genel laflarla meramımı anlatayım. Ben isterim ki hislerimdeki derinlik kelimelerde de zenginliğini muhafaza etsin. </p>
<p> </p>
<p>Modern eserlerdeki yapı enteresanlığı ve değişik tarz denemelerini görmektense üretilmiş dahice fikirleri okumak ve onlardan istifade etmek isterim. Yeni kelimelerin bayat havalarındansa eski kelimelerin tarih kokan nefis havasını solumak, onlarla haşır neşir olmak isterim. Yüzeysel, oluşmamış fakat yapılmış kelimeleri gözüme sunmaktansa çok boyutlu bir derinliği ruhuma sunmak isterim. </p>
<p> </p>
<p>‘Sabaha kadar hiçbir şey yapmadım’ın suçunu başkalarıyla paylaşarak ve artık mahcubiyete bile varmayan gülümsemelerle hafifleteceğime, hakikaten yapılacak şeyleri yapıp artık boş durmanın bir üst basamağını mükemmeliyet telakki etmemek isterim. </p>
<p> </p>
<p>Özgürlüğe sahip olmazdan önce özgürleştirebileceğim kadar olgun bilgi ve fikirlerimin olmasını isterim. Popüler kültürsüzlüğün geçtiği yere yamadığı boş vermişlikten silkinip yüce bir kültürle donanmak, bu süreçte ise belki de müsamahanın gevşek yüzünden yüzümü çevirerek bir alimin dizi dibinde, nefsimi terbiye ede ede, doğrunun yap dediğine şımarıkça hayır demeyi bilmeden, zorluktaki zevki ve gerçekliği tatmak isterim. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/satir-aralarinda-kalmis-istiyaklar-sitemim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kağıtlar</title>
		<link>http://www.samdergi.com/kagitlar/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/kagitlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2007 15:35:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[Yoğun sayılabilecek bir insan trafiğine takılmış, gözlerim yerde ilerliyorum. Kaldırımın bordo taşları yer yer avuç içi büyüklüğünde parlak kağıtlarla kaplanmış. Bu yığınlar sürdükçe kaynağı merak ediyorum ben de, başımı kaldırıyorum. Kaldırımın tam orta yerinde bir adam var. Deri ceketli, esmer, uzunca biraz.. Uzaktan anlamaya çalışıyorum hislerini, kendimce anlık senaryo kuracağım, tipik biri çünkü. Fakat sabitlemiş bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yoğun sayılabilecek bir insan trafiğine takılmış, gözlerim yerde ilerliyorum. Kaldırımın bordo taşları yer yer avuç içi büyüklüğünde parlak kağıtlarla kaplanmış. Bu yığınlar sürdükçe kaynağı merak ediyorum ben de, başımı kaldırıyorum. Kaldırımın tam orta yerinde bir adam var. Deri ceketli, esmer, uzunca biraz.. Uzaktan anlamaya çalışıyorum hislerini, kendimce anlık senaryo kuracağım, tipik biri çünkü. Fakat sabitlemiş bir yüz ifadesi, anlaşılmaz bakışları var.  Neden baktığımı unutup geri indiriyorum gözlerimi ve kağıtlar hatırlatıyor bana amacımı. Oyalanmıyorum bu sefer, doğruca adamın uzanmış koluna bakıyorum. Yerdekilerden olmalı, zayıf bir kağıt tomarı tutuyor adam. Münasebetsiz duruşu yüzünden rotamı kırıp yürümeme devam ederken yanından geçiyorum adamın. Alacağım kağıtlardan güya da merakim gidecek. Fakat tam ben geçerken o kolu geri çekiyor. Gayr-i ihtiyari dönüp bakıyorum ben de şaşkın şaşkın. Hemen gözlerini kaçırıp işine benim bıraktırdığım yerden devam ediyor. Ayağımın altındaki kağıt hışırtıları bitmeden yavaşlayıp daha dikkatli bakıyorum yırtık pırtık kağıtlara. Yazılar gözümün önünde mana kazanınca anında zihnim işletiyor çarklarını ve öfke duman duman ruhumu sarıyor. Hızımı kesmeden döndürüyorum başımı adama başka gözle bakmak üzere. Nefretimi beslemek için artık kin duyduğum o yüzü belleğeceğim, neye yarar belirsiz. Bakıyorum, adamın kolu yeni birine uzanmış. Alıyor kağıdı yolcu. Okumaya fırsat bulduğu anda neredeyse dehşetle bırakıveriyor elinden. İçimdeki nefret öyle ani bir değişime uğruyor ki ben bile anlayamıyorum. Gülümseme oturuveriyor yüz ifademe. Boşluklar doluları boşaltamıyor, seviniyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/kagitlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gecede Eskişehir</title>
		<link>http://www.samdergi.com/gecede-eskisehir/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/gecede-eskisehir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 09:58:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=71</guid>
		<description><![CDATA[Sapsarı otlarla kaplı, geniş mi geniş bir araziye sütun gibi dikilmiş birkaç temiz binanın iğretiliği, çığrından çıkmış bir yerleşim sistemini gözlere sokar. Kafa yoruldukça saçma ve can sıkıcı sebeplerle karşılaşılır ve sinirler bozulur. İlerlenir ve otların rengi değişir; belki de bu yüzden rahatlanır biraz daha; oysa ki evler hâlâ aynıdır. Bu şehirde ise yine apartmanlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sapsarı otlarla kaplı, geniş mi geniş bir araziye sütun gibi dikilmiş birkaç temiz binanın iğretiliği, çığrından çıkmış bir yerleşim sistemini gözlere sokar. Kafa yoruldukça saçma ve can sıkıcı sebeplerle karşılaşılır ve sinirler bozulur. İlerlenir ve otların rengi değişir; belki de bu yüzden rahatlanır biraz daha; oysa ki evler hâlâ aynıdır. Bu şehirde ise yine apartmanlar vardır, ama herşey bambaşkadır&#8230;</p>
<p>&#8230;.</p>
<p>                Gecenin karanlığı binaların üst camlarından yansıyor. Sokak lambalarının ışıkları yere yaklaştıkça birbirlerine sokuluyor ve tek vücut olmuş sapsarı bir aydınlık yolların siyahına uzanıyor. Kepengleri inmiş bir sürü dükkân var aşağılarda. Tepelerindeki gölgeliği ışığa siper etmiş, kızgın kızgın uyuyorlar. Sırtlarındaki sayısız katın kahrını çeken bunalımlı mağazalar birbiri yanına sıralanmış, geceye küskün, sabahı bekliyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/gecede-eskisehir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>.</title>
		<link>http://www.samdergi.com/69/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/69/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2007 18:47:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Bir yıldız baktı bana yattığım yerden, çevirdim yüzümü. Gözyaşım sıcak sıcak okşadı yanağımı, sildim çabucak. Kalktım uyumaktan korkarak, unutmak istemedim hiçbirşeyi. Ama ben mutlu oluncaya kadar o yıldızlar parlamamalıydı. Gülmemeliydi çocuklar. Her günkü gibi yaşanmamalıydı hayat. Ben mutsuzken mutluluğa küsmeliydi dünya, ağlamalıydı çocuklar, kararmalıydı yıldız.. Çıktım dışarı. Beni ağlatan bir baykuşu ağlattı, derdimi paylaştım. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yıldız baktı bana yattığım yerden, çevirdim yüzümü. Gözyaşım sıcak sıcak okşadı yanağımı, sildim çabucak. Kalktım uyumaktan korkarak, unutmak istemedim hiçbirşeyi. Ama ben mutlu oluncaya kadar o yıldızlar parlamamalıydı. Gülmemeliydi çocuklar. Her günkü gibi yaşanmamalıydı hayat. Ben mutsuzken mutluluğa küsmeliydi dünya, ağlamalıydı çocuklar, kararmalıydı yıldız..<br />
Çıktım dışarı. Beni ağlatan bir baykuşu ağlattı, derdimi paylaştım. Bir bulut yağdı ben yanarken, damlalarda izledim hüznümü. Kurtlar uludu uzaklarda ben en derindeyken ve ben onlara yolladım acılarımı. İnleyen anneler anladı beni, yıkık evler, bezgin sokak köpekleri&#8230;<br />
Herşeyde hüzün bırakıp döndüm gittiğim yerden. Rüzgar da yavaşça esip süpürdü bendeki kırıntıları. Bir kedersiz ben döndüm pencereme. Göğe baktım, yıldız karanlıktı. Yaşlar da yanaklarımı okşamadı bir daha. Bir kurt uludu uzaklardan, bir çocuk ağladı, bir baykuş öttü sanki, köpekler geçti önümden. Bir dert vardı çevremde, bir mutsuz sonlanma.. Hüzne boğdu sabahı bir manasız paylaşma ..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/69/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalar</title>
		<link>http://www.samdergi.com/hastalar/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/hastalar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2006 17:28:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=61</guid>
		<description><![CDATA[Pat! Birkaç kişi sesin geldiği yöne döndük. Ayakta bir kadın, yere düşmüş çantası, bir doktor.. Dahasını göremedik, aceleyle merdivenlerden çıkmaya devam ettik. İkinci katla hiç ilgilenmek istemedim ama gözlerimin bir kaçamak bakışına da engel olamadım. Bir nine tekerlekli sandalyede, bir genç kız tepesinde, yanlarında bir de bank var. Amcalar oturuyor. İnliyor biri. Gözlerimi beyaz duvarlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pat!<br />
Birkaç kişi sesin geldiği yöne döndük. Ayakta bir kadın, yere düşmüş çantası, bir doktor.. Dahasını göremedik, aceleyle merdivenlerden çıkmaya devam ettik. İkinci katla hiç ilgilenmek istemedim ama gözlerimin bir kaçamak bakışına da engel olamadım. Bir nine tekerlekli sandalyede, bir genç kız tepesinde, yanlarında bir de bank var. Amcalar oturuyor. İnliyor biri.</p>
<p>Gözlerimi beyaz duvarlara diktim çabucak boşluğu zihnime kazımak için. Koşar adımlarımız üçüncü katı da çabuk getirdi. Çocuklar onuyordu merdivende. Gözü onlara dalmış bir bebek vardı bir kucakta. Ağlamaktan kıpkırmızı bir yüz vardı bir yerde, derdi nedir belirsiz. Bir adam, adamı eksik bir aileden uzakça..</p>
<p>Arkadaşlara baktım. Benden de hızlıydılar. Artık dördüncü katta ayaklarım ilk basamağa değinceye kadar açmayacaktım gözümü. Bir kadın bağırıyordu, çocuklar mızıldanıyordu ardımda, duyuyordum ister istemez. Gırtlağımdan garip bir sesin geçtiğini hissettim. Aldığım koku boğuyordu beni. Sendeledim, arkadaşlar yardım ettiler. Beşinci katın siyah deri koltuklarından birine oturtup beklettiler beni. Ellerim buz kesmişti. Rahatlamak için davransam da koltuğun soğuğuna değemedim. Gözlerim karardı, başımı sarıp gözüme inen soğukluğu bir garip ılıklık takip etti. Bıraktım kendimi, kıstım gözlerimi. Bir kıpırdanış hissettim ama mecâlim yoktu, bakmadım. Usulca yaklaşınca yanıma, müthiş ağrıma rağmen kaldırdım hafiften gözlerimi. Bir çocuk bakıyordu bana abartılı bir merakla. Sol gözü kabarıktı, görmüyordu muhtemelen. Kızarmış ve iltihaplanmıştı. Üstelik yüzünün yarısını kaplamıştı bu hastalık, hiç de umut vermiyordu. Midem feci bir hal aldı. Acıdan kıvranıyordum ki kendine baktığımı farketti çocuk. Garip bir heyecan sesi çıkararak gülümsedi. Kimse yoktu çevresinde. Kaçmıştı demek ki. Elinden tutup aşağı indirmek istedim. Gücümü topladığıma kendimi inandırıp acemice ayaklanmaya kalkıştım. O an devasa, soğuk bir kütle yığıldı başımdan gözlerime. Ağırlaştı başım, daha  da taşıyamadım ..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/hastalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..Karda..</title>
		<link>http://www.samdergi.com/karda/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/karda/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2006 19:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Solumda geniş delikli bir tel örgü uçsuz bucaksız, yarısına kadar da kara gömülmüş. Tanımlayamadığım bir arazide diplerindeki izlere ulaşılması imkansız derin boşluklara bata çıka yürüyorum. Montumun kürk kısmı pörsüyen kapşonu kaşkolumun baskısıyla enseme yapışmış, soğuğu hissetmiyor başım. Kaşkolumun yetişemediği burnum ayaz yemekten hissizleşmiş; eldivenlerim de kâr etmemiş, ellerim nasibini alıyor soğuktan. Tamamen ıslanmış pantalonum. Koşar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Solumda geniş delikli bir tel örgü uçsuz bucaksız, yarısına kadar da kara gömülmüş. Tanımlayamadığım bir arazide diplerindeki izlere ulaşılması imkansız derin boşluklara bata çıka yürüyorum. Montumun kürk kısmı pörsüyen kapşonu kaşkolumun baskısıyla enseme yapışmış, soğuğu hissetmiyor başım. Kaşkolumun yetişemediği burnum ayaz yemekten hissizleşmiş; eldivenlerim de kâr etmemiş, ellerim nasibini alıyor soğuktan. Tamamen ıslanmış pantalonum. Koşar gibi bir vaziyetteyim fakat hevesim kursağımda kalıyor her hamlede. Kocaman açtığım adımlar hemen önüme düşüveriyor. Dengemi yitirene kadar çabalıyorum. Kuşatılmışlık kafamı karıştırıyor. İri yumuşak kar taneleri görüşümü engelliyor. Yaşıyor olma hissimi yitiriyorum bir an. Adımlarımdaki özen kayboluyor. Belimi çevreleyen kar tabakasına başka gözle bakıyorum. Destek almak için kara tutunma gafletinde bulunuyorum. Kayboluyor elim karın içinde. Ağzıma doluyor karlar, burnuma gelinceye kadar üşütüyorlar beni. Sonrasında hislerim terkediyor zaten. Kar bu kez belimden çok daha yüksekte. Kaldıramıyorum başımı. Yeni masum kar taneleri karların çerçevesinden göğe bakan yüzüme konarak erirken dudaklarım ne yapıyor bilmiyorum; ama ben gülümsüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/karda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dönüs ..</title>
		<link>http://www.samdergi.com/43/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/43/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Oct 2006 01:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[Beceriksizce, sarsilarak bir inis yapti pilot. Inadına kemerim açık gözüm kemer uyarı ısıgında bekledim o uçagı bosaltma zamanına kadar geçen gereksiz sürede. Biraz da saygisizca kiminin önüne geçerek uçaktan inip kalabalikla beraber pist otobüsüne bindim. Çıt yoktu o kalabalıga ragmen, yuzlerimizde muhtemelen benzer manasız ifadeler vardı. Ayakta kaldım, belki de vardı bos yer, bakmadım. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beceriksizce, sarsilarak bir inis yapti pilot. Inadına kemerim açık gözüm kemer uyarı ısıgında bekledim o uçagı bosaltma zamanına kadar geçen gereksiz sürede. Biraz da saygisizca kiminin önüne geçerek uçaktan inip kalabalikla beraber pist otobüsüne bindim. Çıt yoktu o kalabalıga ragmen, yuzlerimizde muhtemelen benzer manasız ifadeler vardı. Ayakta kaldım, belki de vardı bos yer, bakmadım. Bir elimle otomatikman kazagımı parmaklarıma gererek demire tutundum. Pis metrolarin getirdigi bir aliskanlik olmustu bu bende. Otobüsten inip de kapıdan girdigimde etrafa bakınıp hangi sınıfa dahil oldugumu bulmaktansa diger bir Türk aileyi takip ettim. Kontroller için sıra bana geldiginde kaldırdım basımı bir gayret. Gecenin de bir vaktiydi yani, ucuz bilet sevdasına gecenin sabahla çekistigi vakitlere kalmıstım. Yorgun, bıkkın, öylesine bir adam bekliyordum bu yuzden karsımda. Öylesineydi, evet. Bıyıgı vardı gürce. Babacan bakkal amcalara benziyordu adam. Tombik yüzü, gözlerine yakın kalın kasları, esmerligi, güven verici ifadesi.. Hiç de birsey yokken bogazım tıkandı, dügümlendi birseyler, normal davrandım, etkilenmemeye calıstım. Isini yapacaktı, isimi yapacaktım, o kadar. Kimbilir nasıl bir haldeydim, nasıl görünüyordum karsıdan, adam tutamadı kendini, güldü tatlı tatlı. Koskocaman bir mutlulukla hosgeldin deyip aldı pasaportumu. Eve çaya gelmis gibi hissettim direkt. Bir huzurla doldum ki anlatamam. Vizemi inceledi, tekrar yüzüme baktı, hala gülümsüyordu. Okuyup okumadıgımı sordu, arkamda baska yolcu yoktu, sohbet ettik biraz. Memleketimi sordu, bir hos oldum.. Anlatmaya usendigim memleket mevzusuna girmeyi  nasıl da ozlemisim! Ben de anlattım tabi hararetli hararetli. Ne kadar güzel bir sohbetimiz vardı bizim buralarda, onu da farkettim.. Karsılastıgımız herhangi bir insanla ortak yön buluncaya kadar ugrasıp sonra ahbap olusumuzu bu kadar önemsemezdim baska zamanlar. Birkaç dakika sonra adam bir sürü dua ile ugurladı beni. Etrafıma bakınmaya basladım. Insanlar artık bizim samimi insanımızdı. Yazılar kısmen Türkçe`ydi. Yavas yavas bedenim de ruhumla bir güzel hislere uyanırken yolu sasırmısım bir iki turistin arkasında ki görevli kız bana dogru yolu göstermek için Ingilizce birseyler söylemeye basladi. Gülümseyerek selam verdim kıza, elleriyle agzını kapayıp çocuk gibi utanıp güldü, özür diledi ve yolumu gösterdi. Tesekkür edip ayrılırken artık basbayagı gülüyordum. Ben kavustuguma hayranmısım, o da sanki beni özlemis ..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/43/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arı ölüleri</title>
		<link>http://www.samdergi.com/ari-oluleri/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/ari-oluleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2006 06:20:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Sarmal renkli arı ölüleri iri yağmur damlalarına dayanamayıp parçalanmış, çatırdıyor ben yürüdükçe. Sürekli işlemeye alışmış beynim artık pek his vermiyor bana, unutuyorum aklımdakileri yavaş yavaş. Kaldırıma dalmış gözlerim ve o koyu bağnaz kaldırımları nasıl cilaladıysa yağmur, yaprakların rüzgarı karşılayışını yerden izliyorum. Solucanlar çıkıyor yoluma ezik büzük, basmamak icin çamurlara girip çıkıyorum. Paçamın ıslağı bacağıma değdikçe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sarmal renkli arı ölüleri iri yağmur damlalarına dayanamayıp parçalanmış, çatırdıyor ben yürüdükçe. Sürekli işlemeye alışmış beynim artık pek his vermiyor bana, unutuyorum aklımdakileri yavaş yavaş. Kaldırıma dalmış gözlerim ve o koyu bağnaz kaldırımları nasıl cilaladıysa yağmur, yaprakların rüzgarı karşılayışını yerden izliyorum. Solucanlar çıkıyor yoluma ezik büzük, basmamak icin çamurlara girip çıkıyorum. Paçamın ıslağı bacağıma değdikçe soğuk soğuk, bir hastalığı bünyeme davet ediyorum. Soluduğum hava burnumu yakıyor, çürük ıslak yapraklar düşüyor ayağımın ucuna. Arı cesetlerinin bittiği yerde asfalta çıkıyorum. Çamurumu bırakıyorum geçtiğim yollarda. Tepemde isteksiz bulutlar kapatıyor gökyüzünün derinliğini. Başımda hissediyorum iri bir damlayı, acele et diyor sanki. Dinlemiyorum ben nedense, yönetemiyorum kendimi o anda. Yağmur boşaltıveriyor o zaman suyunu üstüme. Ani bir şimşek .. Dallara sıkı sıkı sarılan yapraklar da kopuveriyor birden. O nasıl bir hirssa damlalar üstüme atıyor arıları. Gözlerimi kaldırıyorum kaldırımdan. İnsan silüetleri kaybolmuş artık, bir bana oynuyor yollar. Paspası hissediyor ayakkabılarım neden sonra ve azalıyor yağmurun sesi, dönüp geçtiğim yollara bir göz atıyorum. Süpürmüş yağmur toprağın kustuklarını bu ikinci seansta. Pırıl pırıl bir asfalt var hemen arkamda, onun da ardında cilalanmış merdiven basamakları. Sıcak hava beni sarıp sarmalarken unutuyorum saldırganlığını yagmurun, dalıyorum zevkine dört duvar arası mutluluğun ..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/ari-oluleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnce bir dal kopardım yoldan geçerken..</title>
		<link>http://www.samdergi.com/ince-bir-dal-kopardim-yoldan-gecerken/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/ince-bir-dal-kopardim-yoldan-gecerken/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Oct 2006 04:09:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[İnce bir dal kopardım yoldan geçerken. Teker teker yoldum bütün yapraklarını, yoldukça da yola attım bakmadan. Upuzun manasız bir dal kaldı elimde, onu da hışımla uzaklara fırlattım. Bir taş ilişti gözüme. Hiç üşenmeden, rahatından etmek için yanına gittim. Bir tekme savurdum taşa. Izgaranın aralığından düşüp de suyla buluşunca çıkardığı sesi duyunca tatmin oldu kulaklarım. Bana kocaman bakan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnce bir dal kopardım yoldan geçerken. Teker teker yoldum bütün yapraklarını, yoldukça da yola attım bakmadan. Upuzun manasız bir dal kaldı elimde, onu da hışımla uzaklara fırlattım. Bir taş ilişti gözüme. Hiç üşenmeden, rahatından etmek için yanına gittim. Bir tekme savurdum taşa. Izgaranın aralığından düşüp de suyla buluşunca çıkardığı sesi duyunca tatmin oldu kulaklarım. Bana kocaman bakan bir kediyi korkuttum. Dudaklarım gerildi, dişlerim göründü, gülüyordu gözlerim.<br />
Yere bakmaya tenezzül etmedim. Tepeye kalktı başım. Ufak bir hareketle geriye attım saçlarımı. Ellerimi ceplerime soktum, sıkıldılar, saldım tekrar. Dönüp geriye baktım herhangi bir şey ummadan. Adımlarım geniş ve hızlıydı. Yüzümde aynı güler ifade&#8230;<br />
Bir kalabalığa daldığımı farkettim az sonra. Adımlarım küçüldü, ifadem dondu, hareketim kısıtlandı. Nefretim kabardı anında. Adımımı açtım yine sonuna kadar. Umrumda değildi kimse. Sövdüm bana çarpan adamın arkasından. Üç beş kişiye de ben çarptım. Önümdekini iteledim acelem yokken. Çattım kaşlarımı ve herkesle göz göze gelmeye çalıştım. Fırsat oldukça sataştım.<br />
Ve bir tenekeye tekme attım. Doluydu teneke ve yanında bilet satan bir adam vardı. Olduğu gibi biletçinin pantalonına boca oldu tenekedeki. Baktım adama hemen. Çizgi çizgi bir yüzü vardı. Gözleri eğikti. Kaşları açık, gürdü. Yanık, esmerden koyu bir teni, gömleğinden taşan kıpkırmızı bir bağrı vardı. Geri dönmek istedim birden. Birilerine daha bağırmak ama tenekeyi farketmemiş olmak istedim. Bu adamın pantalonun temiz olmasını istedim. Bana bakıverdi adam pantalonundan kaldırdığında gözlerini. Birşey diyemedim. Buruk buruk gülümsedi. Daha fazlası da elinden gelmeyecek gibiydi zaten. Tam birşey söylemeye kalktım ki ,&#8221;Yok kardeşim, yok, önemli değil&#8230;&#8221; diye söylendi. Yerine geri oturdu, benimle işi yoktu artık.<br />
Arkasında duruyordum adamın. Çilekeşti, belli, durumu iyi değildi muhakkak. Beyaz bir gömlek vardı üstünde. Ütülü, bembeyaz, tertemizdi gömleği. Neden beyaz giymişti ki çabuk kirleneceğini bile bile? Üstelik yaptığı iş için de tamamen gereksiz bir saygı,  ayrıntıydı bu.  Sayemde soldakinin üstünde damla damla lekeler olan ayakkabıları siyahtı, parlıyordu. Kendinden geçmiş böyle bir adam uğraşmazdı bunlarla. Bu geçerken suratına bakmayacağım adam bir başkası için değerliydi demek ki.<br />
Ben yürüyordum. Gözüm ondaydı ama. Aklım orada kalmıştı. Bir adama çarptım bakmadığımdan. Özür dilediğimi farkettim birden. Gülümseyip geçti o da. Kaldım ben. Gidemedim ..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/ince-bir-dal-kopardim-yoldan-gecerken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..</title>
		<link>http://www.samdergi.com/28/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/28/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2006 01:20:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Gözleri dalgın bakıyordu sokağa. Yağmurun yer yer kabarttığı ıslak tahta kapıyı tutuyordu bir eli. Nefesi ciğerlerinden taşmak için sabırsızlanıyordu. Manasız yorgundu taşların acıttığı ayakları. Saçları kararsız fakat yüzüne yakın duruyordu. Bir kuş ötüyordu garip garip&#8230; Nefes taştı, bir tutam saç uçuştu rüzgarla bir, el birden kalktığında üzerinden, koyu kahve ağırlık gıcırdadı ve sustu. Bir eşik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözleri dalgın bakıyordu sokağa. Yağmurun yer yer kabarttığı ıslak tahta kapıyı tutuyordu bir eli. Nefesi ciğerlerinden taşmak için sabırsızlanıyordu. Manasız yorgundu taşların acıttığı ayakları. Saçları kararsız fakat yüzüne yakın duruyordu. Bir kuş ötüyordu garip garip&#8230;</p>
<p>Nefes taştı, bir tutam saç uçuştu rüzgarla bir, el birden kalktığında üzerinden, koyu kahve ağırlık gıcırdadı ve sustu. Bir eşik boşaldı, bir damla buluştu kaldırımla, bir şimşek çaktı göklerde, bir anne ağlıyordu belki de.. Bir hasta vardı ve bir çocuk yoktu bir evde, bir dehşet hakimdi şehire..</p>
<p>İlk defa korku sardı içini başını kaldırıp ilk yıldızla göz göze geldiğinde. Karanlık evler o kadar düşmandı ki, bakamadı yüzünü çevirip de. Ağladığını farketti ilk defa sıcak değince damlalar yanağına. Aktılar sessizce, hıçkırmadı.</p>
<p>Bir kuş ötüyordu garip garip&#8230; Bir sürü ıslak kaldırım taşı, bir kırık bank vardı sokakta. Köşe başında bir yığıntı.. Ve bir kız çocuğu vardı kaldırımın birinde yolların kandırdığı..<br />
Bir şimşek çaktı, bir yıldırım düştü.. Bir anne öldü, bir çocuk üşüdü..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/28/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bekleyiş ..</title>
		<link>http://www.samdergi.com/bekleyis/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/bekleyis/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 20:55:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Bekletiyor beni güneş yine. Uyku gözlerimde, biliyorum, hissediyorum telaşını göz kapaklarımın. Hava inadına kararmış kasıla kasıla, pes ettirecek güya, aklı sıra. Bir sessizliktir almış, gidiyor. Bir ölülük, bir dinginlik.. Bir zorlama şirinlik var yıldızlarda. Görmüyorum güzellikleri bu gece. Bir duruluk var gökte ki bana sıkıntı veriyor bu kez. Bir kendinden eminlik gecede, sakladığı sırra inat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bekletiyor beni güneş yine. Uyku gözlerimde, biliyorum, hissediyorum telaşını göz kapaklarımın. Hava inadına kararmış kasıla kasıla, pes ettirecek güya, aklı sıra. Bir sessizliktir almış, gidiyor. Bir ölülük, bir dinginlik.. Bir zorlama şirinlik var yıldızlarda. Görmüyorum güzellikleri bu gece. Bir duruluk var gökte ki bana sıkıntı veriyor bu kez. Bir kendinden eminlik gecede, sakladığı sırra inat sanki. Uyutmak istiyor şimdi beni hayat, ne yapacaksa arkamdan.. Direniyorum boşuna, bekliyorum güneşi, gelmiyor.. Dakikalar zamandan bağımsız ilerliyor sanki ve gözlerim onlara kanıyor. Beklediğim benden çok uzak henüz&#8230; Bir dalıyorum mutsuzca, ve kendime geliyorum ardından. Umut şarkı söylüyor, gece masumlaşıyor aniden, karanlık yumuşuyor.. Gözlerim yorgun ama gülümsüyor. Ezan selam veriyor bana, gece çekip gidiyor..</p>
<p>25.09.06</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/bekleyis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yoldan geçenler..</title>
		<link>http://www.samdergi.com/yoldan-gecenler/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/yoldan-gecenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Sep 2006 00:07:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Adım adım geride bıraktıgı yol gölgesini agırlıyordu bu defa. Agaçlar o geçerken yapraklarını kıpırdatmada tereddüde düsüyor, sokak lambası yüzünü aydınlattıgında adamın çehresine yerlesmis ızdırabı görüp teselli için üç bes yaprak gönderiyorlardı.. Kocaman gövdeye yerlesmis uzun ve iri kafa, derin ve neredeyse farkedilmeyen gözlerden akan koyu renkli yaslarla uyum telasında degildi. Bükülmüs dudaklar muhtemelen ilk defa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adım adım geride bıraktıgı yol gölgesini agırlıyordu bu defa. Agaçlar o geçerken yapraklarını kıpırdatmada tereddüde düsüyor, sokak lambası yüzünü aydınlattıgında adamın çehresine yerlesmis ızdırabı görüp teselli için üç bes yaprak gönderiyorlardı.. Kocaman gövdeye yerlesmis uzun ve iri kafa, derin ve neredeyse farkedilmeyen gözlerden akan koyu renkli yaslarla uyum telasında degildi. Bükülmüs dudaklar muhtemelen ilk defa bu seklini alıyordu. Her gün özenle tıras ettigi sakalları bu kez havayı soluyor ve bagrına hapsettigi sesi hıçkırık seklinde usul usul bosluga akıyordu..</p>
<p> Bir kedi geçti bu ızdıraba bakarak. Çöp tenekesinin ardında kendine yer buldugunda gidisini izledi adamın. Geç kalmıstı ve yine bostu eli. Geri dönemedi. Kaldı oracıkta kedi. Yavruları beklesiyordu sokaklar ötesinde..</p>
<p>Adam unuttu bakınmayı caddeden geçerken. Hiç bir araba da ilgilenmedi onunla zaten. Isıksız bir sokagı tepti ardından. Issız bir parkın tasları kendiliginden ayaklarının ucuna deginceye kadar mekan aranmadı. Garip görünümlü agaçlar, bu üç bes demir yıgınıyla zorla sevimlilestirilmege çalısılmıs parkta hatalı gibi duruyordu. Basını gögsüne gömmüs halde banka oturan adam uzaktan bakıldıgında hiçbir canlılık belirtisi göstermiyordu. Yalnız yasları yollarını yıllar sonra kesfetmiscesine aktıkça akıyorlardı. Adamın yüregi kendini bırakmıstı. Yavas yavas atıyordu. Yıpranmıs ve tükenmisti. Aklı islemekten çoktan vazgeçmis, uykuda bekliyordu. Gözleri kapalıydı. Yaslar bitene kadar akacaktı.</p>
<p>Birkac dakika sonra ne akacak yası kalacaktı zaten gözünde, ne de kalbi atacaktı..</p>
<p>Bir köpek sesi geldi uzaklardan. Kedi kaldırdı basını. Etrafını görmekte zorlanıyordu. Yol bostu, yürüyebilecegini sandı. Ayaz yüzüne vurdukça kontrolünün zorlastıgını hissetti. En azından gitmeliydi. Birkaç adım attı ve oraya yıgıldı. Ayık durmak içim zorladı kendini. Ani bir hareketle sıçradı ve kosmaya basladı. Ayakları onun degildi, bir canı yoktu sanki sahip çıkması gereken. Bir köpek daha havladı. Kostu kedi, bir dönemeç kalmıstı. Hissetmedigi vücudunun yalpalayısını seyretti önce. Devrildigini farketti. Köpeklerin sesini duydu dönemecin bitiminde. Sonra da bir arabanın fren sesini..</p>
<p>14.07.06</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/yoldan-gecenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..</title>
		<link>http://www.samdergi.com/20/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/20/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2006 17:51:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Dertler, kendi kendilerine çıkmaya azmedip, var olan bütün enerjilerini harcamak üzere aşka şevke gelen ve ani bir etkiyle dikkati dağılan, sonsuza dek yarım kalan sivilceler gibiler. Kabuk bağlamışlar. Deniyorsunuz olmuyor, öyle bir hal ki donuklaşmışlar, sanki renklerinin farklı olduğunu kabul etmiyor gibiler. Kurcalayınca da kanıyorlar üstelik. Sonrasında geçmiyor, derinleşiyorlar. Gülümseyince batıyor, ağlayınca yanıyorlar. Aynaya baktığınızda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dertler, kendi kendilerine çıkmaya azmedip, var olan bütün enerjilerini harcamak üzere aşka şevke gelen ve ani bir etkiyle dikkati dağılan, sonsuza dek yarım kalan sivilceler gibiler. Kabuk bağlamışlar. Deniyorsunuz olmuyor, öyle bir hal ki donuklaşmışlar, sanki renklerinin farklı olduğunu kabul etmiyor gibiler. Kurcalayınca da kanıyorlar üstelik. Sonrasında geçmiyor, derinleşiyorlar. Gülümseyince batıyor, ağlayınca yanıyorlar. Aynaya baktığınızda kin kin bağırıyorlar yüzünüze. Hep hissediliyorlar içerilerde bir yerlerde. Birileri farketse de, etmese de&#8230; Söküp atamazsınız onları, yepyeni bir hayat için değişmeye karar verdiğinizde, onlar da gelecek sizinle, görseniz de, görmeseniz de..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/20/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8230;</title>
		<link>http://www.samdergi.com/13/</link>
		<comments>http://www.samdergi.com/13/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Sep 2006 15:59:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hafsa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boş Satırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.warnerblade.com/t/sd/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Hayallerinizin tadının kaçtığı anda bocalıyorsunuz. Dağıtıyorsunuz kendinizi ve boşluğa kapılıyorsunuz. Uzun zamandır ilginizi çekmemekte olan hayata dönemiyorsunuz çoğu zaman.  Belki korkudan, kim bilir, belki de ümitsizlikten&#8230;  Başlıyor bir hüsran ve o an yapacak tek şey kalıyor yaşamak için. Düşünceler ekşi ekşi üstünüze kustuğu ve gerçekler size tiksinti dolu bir bakış fırlattığında yorganın altına saklanıyorsunuz. Büzüşüp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayallerinizin tadının kaçtığı anda bocalıyorsunuz. Dağıtıyorsunuz kendinizi ve boşluğa kapılıyorsunuz. Uzun zamandır ilginizi çekmemekte olan hayata dönemiyorsunuz çoğu zaman.  Belki korkudan, kim bilir, belki de ümitsizlikten&#8230;  Başlıyor bir hüsran ve o an yapacak tek şey kalıyor yaşamak için. Düşünceler ekşi ekşi üstünüze kustuğu ve gerçekler size tiksinti dolu bir bakış fırlattığında yorganın altına saklanıyorsunuz. Büzüşüp karanlığa boğuyorsunuz kendinizi. Uyumaya kaçıyorsunuz. Yaşamla bağlantınızın koptuğu tek zaman diliminiz olan uykuya koşuyorsunuz. Tamamen geleceksiz, vadesiz ve umutsuz bir yönelişle&#8230;</p>
<p>Gayet rüyasız bir uykunun ardından kendinize geldiğinizde dua ediyorsunuz kimse uyanmamış olsun diye. Farkedilince kolay kolay kaçamazsınız çünkü. Tutarlar ve sorgularlar uykunuzu. Cevap veremezsiniz. “Hayallerim bitti” diyemezsiniz&#8230;</p>
<p>29.06.06</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samdergi.com/13/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

