October
2006
Cehennem
Sivri sineğin vızıltısıyım ben,
Saatlerdir seni uyutmayan.
Üzerine su sıçratan arabayım,
Sabah işe giderken her tarafta olan berbat koku.
Televizyonla uyuşmuş milyonlarca beyinden biriyim sadece,
Ayağının burkulmasına neden olan basamağım ben,
İnlemene neden olan karın ağrınım,
Seni konuşturmayacak kadar çok acıyan çürük dişin,
Bu sene atlattığın üçüncü gribal enfeksiyonum,
Tependen bağıran patronun sesiyim ben.
Zamansız bir elektrik kesintiyim,
yada yavaş bir internet.
Yoldaki kazayım ben, gecikmene neden olan.
Tuz atmayı unuttuğun pilavım yada
içinden hamam böceği çıkan bir salata.
Yanından hızla korna çalarak geçen arabayım ben.
Seni korkutan yıldırım,
benim o.
İşlediğin bütün hatalarınım ben,
bile bile tekrar yaptıkların.
En güzel yaşında çıkan sivilceyim ben,
yada ayakkabına yapışan sakız.
Ben, senin duymak istemediğin herşeyim.
Bilip de olmasını istemediğin her kesinlik benim.
Ben, senin 70 yaşındaki halinim.
Ucu biten kalemin, benzini biten arabanım.
Kalabalıkta seni iterek geçen aceleciyim.
Birden bastıran yağmurum,
Soğuk hava dalgasıyım ben, balkanlardan gelen.
Devrilmiş, dolu ve pis kokan bir çöp tenekesiyim ben,
yada daha berbat kokan bir dilenci.
Can çekişen ve yardım etmediğin kazazedeyim,
Hastanedeki o bildik kokuyum ben,
Depremden sonraki ceset kokusuyum.
Üzerinde isminin yazılı olduğu bir mezar taşıyım,
Önünden geçerken müzik dinlediğin.
Hep üzerimde olmandan sıkıldığım toprağım ben.
Son kemoterapinim senin.
Lösemi olduğunu öğrenmiş bir hastayım ben.
Senin içinde çoğalmakta olan bir kanserli hücreyim.
