21
March
2009

Warnerblade, Bilkent Üniversitesi merkezli kurulan, ancak daha sonra
üniversiteler arası bir yapıya bürünen ve çeşitli alanlarda faaliyet
gösteren gençlerin oluşturduğu bir gruptur. Bu alanlar arasında;
kısafilm ve video çalışmaları, fotoğrafçılık, edebi ve serbest yazılar,
şehirlerarası geziler, bisiklet turları, sosyal aktiviteler, yardım
kampanyaları ve profesyonel çalışmalar sayılabilir. Bu çalışmaların
tamamını şu anda izlemekte olduğunuz ve her ay 30 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan ve toplamda milyonlarca görüntülenmeye ulaşmış warnerblade web sayfasından inceleyebilirsiniz.
devamı : Warnerblade Nedir?
Burak Bakay
Toz ve Çamur
6
January
2009

israil’ in yıllardır sürdürdüğü saldırıları ve özellikle sivil halka, çocuklara karşı işlenen bu katliamı, insanlık suçunu kınıyoruz.
Birşeyler yapamıyor değiliz hiçbirimiz, dua edebiliriz, yardım da edebiliriz:
Filistin yazıp 5777′ ye gönderdiğinizde Kimseyokmu aracılığıyla 5 YTL bağışlamış oluyorsunuz…
burak
Haberler
31
December
2008

the aziz bakay sonunda sitesine birşeyler eklemeye başladı,
www.azizbakay.com
adresinden takip edilebilü.
Burak Bakay
Konuk Yazarlar
6
December
2008

where do pink dreams lead to by bluebottle
Atölye odamızdan warnerblade üyeleri tarafından üretilmiş içeriğe erişebilirsiniz:
Burak Bakay
Boş Satırlar
4
December
2008
TÜBİTAK’ın düzenlediği Ulusal Bilim Olimpiyatları’nda madalyaları yine
özel okullar topladı. Ankara Samanyolu 3 altın, 7 gümüş ve 4 bronz
olmak üzere toplam 14 madalya ile en fazla madalya kazanan okul oldu.
Burak Bakay
Haberler
18
November
2008
1929 Buhranı, Türkiye, IMF…
1929 Buhranı…
I.Dünya savaşından çıkan tüm ülkeler yaralarını sarmaya çalışıyor. İngiltere ve ABD dünya’ nın kreditörlüğünü net ihracat fazlası verdikleri için üstlenmiş durumdalar. Endüstrileşmenin ivme kazandığı bir süreçte herkes emek harcamadan kazanmanın derdine düşmüş. Neredeyse tüm işlemlerde spekülatörler var.Her yeni yapılan işlem talebin artacağına yönelik yapılıyor. Florida gayrimenkul piyasasında olanlar bu durumun en net göstergesi. Florida’ nın yapılaşmış olması ve de mevsimsel özelliklerinin yaşam için ideal olması nedeniyle, herkes varını yoğunu satarak Florida’ da bir gayrimenkul sahibi olmaya çalışıyor, üstelik bunu yatırım amacıyla yapanların sayısı da bir hayli fazla… 18 Eylül 1928 deki tropik kasırga Florida’ yı yerle bir ediyor, tüm yatlar sular altında kalıyor, evler darmadağın oluyor, çatılar da kiremit kalmıyor ve de yüzlerce insan ölüyor… Kasırga ile birlikte emlak balonu da patlıyor. Herkes elindeki gayrimenkulu aldığının yarı fiyatına satmak istiyor ama nafile…
Savaşların yeni bittiği bir dünya da Amerikan ekonomisinin %50 sinden daha fazla kısmını 200 tane holding yönlendirmekte idi. Emlak balonun patlaması ile birlikte iflas edenler oldu. Tek bir firma bile ekonomide oldukça büyük yere sahip olduğu için ilk sarsıntı gelmişti. Finansal piyasalarda banka ve benzeri kuruluşlarla ilgili düzenlemeler yok denecek kadar azdı. Sermaye esası, rezerv oranları bankaların inisiyatifine bağlıydı. Bankalar ise yüksek risk oranları ile işlemlerini gerçekleştiriyordu. Derken bankalar bu yükü daha fazla kaldıramayarak batmaya başladı, herkes mevduatlarına koştu ama bankaların içi çoktan boşalmıştı.
Krizin derinliğini arttıran bir diğer faktör ise, yönetimin başarısızlığıydı. Liberal anlayışa sahip Başkan Hoover, piyasayı kendi haline bıraktı. Müdahale kararı aldığında ise hane halkının bir çoğu işsizdi, tüketim neredeyse kesilmişti, üretim tesisleri üst üste kapılarına zincir vurdular. Beklenen müdahale yapılmaya başlandı ama devlet bütçesini denkleştirebilmek için kamu harcamaları kısıldı vergiler arttırılarak tüketimin kafasını taşla ezdiler, faiz oranlarının arttırılarak piyasadaki likiditenin emilmesi ise krize tuz biber oldu. (Fed 2007 den itibaren 9 kez faiz oranlarında indirime gitti)
1929 daki en büyük hataları özetleyecek olursak, krizin ilk başta yeterince önemsenmemsi, spekülatif hareketlerin önlenememesi, büyümenin sağlam temellere dayandırılamaması ve de hatalı müdahalelerdir diyebiliriz…
Günümüz siyasetçilerine baktıkça içim sızlıyor, sadece Türkiye için söylemiyorum bunu. ABD’ de ekonomi ile ilgili kurtarma paketleri çıkarken kongredeki senatörler bizden çok farklı değillerdi. Nitekim Cumhuriyetçiler seçim yenilgisi ile bunun bedelini ağır ödediler.
“Elhamdullillah bize bir şey olmaz”, “Kriz bize teğet” geçer gibi söylemleri yanlış bulmuyorum, sonuna kadar katılıyorum çünkü kriz dönemlerinde psikolojik işlemler had safhada. Kriz gelmeden krizin adı geldiği için yaralar daha derin oluyor. Bakıyorsunuz ülkede her şey yolunda ama herkes tutturmuş bir kriz lafı. Tüketici tüketimini erteliyor, yatırımcı yatırımını erteliyor, sebep ne peki? Kriz gelmiş, ben baktım sağıma soluma, hep aynı insanlar, krizi göremedim. Kriz gelmeden namı gelince böyle oluyor, İSO ilk 500’ ün 9 aylık mali tablolarına baktığımda çoğu firma, karını katlamış. Söylemlere buraya kadar katılıyorum, psikolojik etkileri için söylenen sözler bunlar ama fiiliyatta bazı hususların geciktirilmesine ise şiddetle karşıyım. Lokomotif vagonları çekerken, vagonlar lokomotifi geçebilir mi? En azından küreselleşen bir dünyada asla geçemezsiniz. Hele ki tüm dünyada bir likidite krizi yaşanırken, libor 4,5 seviyesine zıplamışken krizin bizi teğet geçmesinin olasılığı yoktur. Hatta bu cari açık ile birlikte bırakın teğet geçmeyi en çok etkilenen ülkelerden biri olacağız, oluyoruz. Örneğin özelleştirme gelirlerinin 2009 yılında hedeflenenden az olması beklenmektedir. Her varlık yeniden fiyatlanırken, siz elinizdeki varlıklarınızı maksimum seviyeden satamazsınız. Halkbank ın piyasa fiyatları ile ifade etmek gerekirse, hisse fiyatı 10YTL üzeri iken, şuanda 4 YTL altında. Aslında bu noktada bir de 2009 bütçesine değinmek gerekir ama onu ayrı yazıya bırakıyorum. Şunu da ifade etmeliyim, 2001 Bankacılık Krizi Türkiye açısından bir şanstır. Aslında Sayın Başbakanımız bununla ilgili olarak “Hayır bildiklerinizde Şer, Şer bildiklerinizde Hayır” var diyebilirdi. Biz 2001 krizinin yaşamamış olsak, bankacılık sistemimizin temel zaafları olsa şuanda bu yazıyı okuyan çoğu kişi yatırımlarını ertelemeyi değil, iş bulmayı düşünüyor olurdu.
Yabancı yatırımcıyı ben Ali Dayı ya benzetiyorum. 1990larda 1970lerden kalma araçlar sürekli yollarda kalırdı, araçları çalıştırmak için vurdurma denilen sistem uygulanırdı. Şoför “Ali dayı, bi el atıversen” derdi. Şimdi bizim de ihtiyacımız olan John, Michael dayılar, onlar el atmazsa biz bir yandan araba sürüp bir yandan da vurduramayız. “Emerging Market” dediğimiz, gelişmekte olan ülke piyasaları küresel yatırımcıya her zaman büyük karlar önermektedir. Çünkü riski yüksektir. İzlanda örneğinde olduğu gibi, getiriyi bırakın anaparanın bile büyük bir kısmının batma olasılığı olduğu da aşikardır. Yatırımcının bizlere güvenebilmesi için bizim sürekli denetimlerden olumlu raporlar almamız gerekmektedir. Peki bu raporu kim verir derseniz IMF… IMF olmadan asla yapamayız. John dayı el atmaz ki…
1929 da olan sürecin bir benzerini 2007 de başlayıp 2008 de yaşadık. Tahminlere göre bir müddet daha bu süreci yaşayacağız. Krizin sonlanması derinliğe bağlı, Sarkozy bile yeni bir “Bretton Woods” lazım dediğine göre kolay geçmeyecek sanıyoruz.
Fatih HAYTA
19.11.2008
(Yazıyı buraya kadar okuyan arkadaşlar boşta olsa mail atarsa sevinirim, ne kadar okunduğunu bilmek istiyorum,fatihhayta@gmail.com)
fatihH
Ecoprof
18
November
2008

1 – Sebzeleri elde değil, su dolu bir kapta yıkayın: 18 ton su tasarrufu
2 – Bulaşığı elde değil makinede yıkayın : 40 ton su tasarrufu
3 – Diş fırçalarken ve traş olurken suyu açık bırakmayın : 48 ton su tasarrufu (yuh!)
4 – Beş dakikalık duşta 60 litre su harcanır, duşunuzu 1 dk erken bitirirseniz : 18 ton su tasarrufu
5 – Tuvalette gereksiz yere sifon çekmezseniz : 16 ton su tasarrufu
http://www.koc.com.tr/UlkemIcin/fr/proje_2007.pdf
Burak Bakay
Konuk Yazarlar
16
November
2008

Beylerbeyi’ nin Çengelköy’ e doğru olan tarafında bir cami var, onun orada küçük bir iskele de var. Buradan iPhone’ un 1.3 mp lik son derece kalitesiz kamerasıyla 8-10 kare fotoğraf çektim. Bunları daha sonra Photoshop’ un File, Automate, Automerge özelliği ile birleştirdim, birkaç auto ayar çektim, saturasyonu düşürdüm: Boğaz panorama.
burak
Toz ve Çamur
16
November
2008
Ya Maliyeci Kapıyı Çalarsa…
Sınav, iş kaygıları ikinci plana atılınca başladım rahat rahat yazmaya….
Hafta sonu uyanmışsınız, güzel bir kahvaltı, ardından ailece kahvenizi yudumlayıp öğleden sonraya nereye gidelim diye konuşurken, kimseye beklememenize rağmen zil çalmaya başladı.
İçerden eşiniz, “ Beyy, maliyeceler geldi, sen bak diye telaşla bağırmaya başladı.”
Eğer kiranızı bankaya yatırıyor, kira gelirinizi banka aracılığı ile tahsil ediyorsanız merak etmenize gerek yok, bu uygulama 268 Seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği Kapsamında yapılmaktadır. Peki tebliğin bizden beklentileri neler?
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendiyle Maliye Bakanlığına, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir.
Konutlarda aylık her bir konut için 500YTL ve üzeri gelir elde edenler,
İşyerlerinde ise, işyerini kiraya verenler ile kiracıların herhangi bir
tutarla sınırlı kalmaksızın kiraladıkları yerler için yapacakları kira tahsilatı
ve ödemelerini 01.11.2008 tarihinden itibaren banka veya posta
idarelerine ödeyerek buradan alacakları belgelerle tevsik etmeleri
gerekmektedir.
Burada ki bir hususa dikkatinizi çekerim,iş yerinin kira bedeli ne olursa olsun, ister 100ytl ister 100000Ytl, bu tutarı mutlaka banka aracılığı ile tahsil edebilirsiniz yada ödeyebilirsiniz. Konutlarda ise sadece 500YTL üzerindeki kiralar, banka ve benzeri kurumlar üzerinden tahsil yada ödeme yapıldığı tevsik edilmek zorunda.
Bir diğer önemli husus ise, konut başına 500 YTL. Örneğin, iki tane kiracısı olan Osman Amca’ nın, bir evi 600 YTL ise, bir evi köylüsü diye 450 YTL bedelle kiraya vermiş ise, Osman Amca dan, sadece 600YTL evi ile ilgili tevsik sorulur. 450 YTL bedelle kiraya verdiği daire uygulamaya dahil olmadığı için müeyyidesi yoktur.
Önemli bir diğer husus ise, özellikle Mersin, Adana benzeri illerimizde uygulanan peşin kira bedelleri ile ilgilidir. Konut kirasının peşin alınması yada ödenmesi durumunda zaman önemlidir. Eğer 1.11.2008 tarihinden önce peşin alınan ya da ödenen yıllık kiranız varsa, sizden herhangi bir tevsik istenmez, lakin 1.11.2008 ve ileri ki tarihlerde aylık 500 ytl ve üzeri tutara tekabul edecek şekilde peşin kira aldıysanız yada ödediyseniz, bu tevsiki istenir.
Osman Amca Büyükşehir de yaşıyor ama köyde tarlalar, çiftlikler var.. Kiminden 300, kiminden 1000 lira kira geliri var. Osman amcaya 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 156.Maddesindeki iş yeri tanımını hatırlatırım. “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette işyeri;
mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube,
depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe ve
çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş
ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zırai
veya mesleki bir faaliyetin icrasına tesis edilen veya bu
faaliyetlerde kullanılan yerdir.” OSman amca, senin o tarlalar, çiftlikler, bağlar bahçelerde işyeri kapsamında, aman elden tahsil etme, yatırsınlar bankaya…
Peki Osman amcamız hafiften şekerinde etkisi ile asabilik yapıyor, dinlemiyor bizi, bizden söylemesi, cezalar ağır…..
Rakamlar Her Bir İşlem İçin;
kiracılardan birinci sınıf tüccar için her bir işleme
uygulanmak üzere 1.490 YTL, serbest meslek erbabı için her bir işleme
uygulanmak üzere 1.490 YTL, basit usule tabi mükellef için ise her bir
işleme uygulanmak üzere 680 YTL özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
Peki ben bunlardan hiçbirisiyim mi diyorsun Osman Amca,
O zaman tevsik edemediğin ay başına aylık kira bedelinin %5’ i ama mutlak suretle 320 ytl den az olamaz…
Osman Amca bu örneğe iyi bak sen, aylık 600 ytl aldığın kira vardıya, onu tevsik edemezsen, %5i olan 30YTL yi kira başında ödemeyeceksin, asgari tutar 320 ytl… Senin kiranın yarısı cezaya gidiyor…
Benden uyarması Osman Amca, karar senin…
Ayrıca bu uygulamadaki amaç, kira gelirlerinin beyanı, işyeri ile ilgili stopaj kesintilerinin düzenli takip edilebilmesinin sağlanması..Yarınki yazımızda Gayrimenkul Sermaye İradına değineceğiz…
(Tevsik, belgelemek)
Fatih HAYTA
Kriz, finansal yönetim, vergi, mali piyasalar ile ilgili her türlü sorunuzu çekinmeden sorduğunuzda itina ile hazırlanmış cevapları köşemde bulabilirsiniz..
fatihH
Konuk Yazarlar