15
November
2008

kendimden ve şükürsüzlüğümden utandım
ne super bi insandir ya bu amcam,
copluklerin icinde mutluyum cok sukur diyor
sonlara dogru namaz kilarken bi fotografi var
mutlu bir aile hayatım var diyor
helal kazanacan, helal yaşayacan diyor
10 uzerinden 10.
Allah yardimcisi olsun bu amcamin ve onun 10 da biri olamayan,
nimet icerisinde bogulurken vefasızlık, şükürsüzlük yapan biz insancıkların..
burak
Konuk Yazarlar
15
November
2008
Bu kadar zamandır “ekonomik kriz” ile ilgili neden yazı yazmadığımı henüz anlamış değilim, belki de krizin en orta yerinde kendimi bulmuş olmamdandır….
Her şey nasıl başladı isterseniz buna değinerek başlayalım…
Amerika’ nın son 25 yılı incelendiğinde sürekli yeni balonlar yaratılmış olduğunu görürüz, bundan önceki balonumuz hatırlayacağınız üzere 1990 yıllarında başlayan ve NASDAQ endeksini 6 kattan fazla artmasına sebep olan teknoloji hisseleriydi. Ardından 2000’ li yıllara gelinirken emlak sektöründe balon şişmeye başladı.
Adı ister kriz olsun, ister resesyon, ister stagflasyon, yaşadıklarımız bizi bu aşamaya getirirken aynı dönemlerde birkaç temel sorun vardı.. (konuyu izah ederken biraz dağıtıp sonradan toparlamayı düşünüyorum.)
Bir banka düşünün, yüzde 5 ile kredi versin, ardından vermiş olduğu krediyi %4 ile başka bir garantör bankaya devretsin. Ardından %3 faizle bu krediye ilişkin tahviller çıkarıp dünya piyasasının önüne koysun. Bu sırada sigorta şirketleri de kredileri sigortalıyor, yapılan poliçelerde elden ele geziyor. Üstelik sigortayı alan da veren de sigortalı.Yani toplamda “1” milyon dolarlık bir ev en az “7-8” milyon dolarlık bir finansal piyasa üzerinden işlem görmeye başladı. Bir yandan bunlar yaşanırken bir yandan da VIX endeksleri sürekli izleniyor ona göre yüksek kaldıraçlı alımlar yada açığa satışlar yapılıyordu. .(VIX endeksi piyasalardaki riski, panik ortamını gösteren, profesyonellerin kullandığı bir veridir)
Dünya ekonomisinin GSYİH 50 trilyon dolar civarındadır. Mali piyasalar ise 500 trilyon doların üzerindeki bir ekonomiye hitap ediyor. Yani olmayan varlıklar, defalarca arz ediliyor piyasaya. Bunda denetimsiz, Hedge Fundların etkisi oldukca yüksektir. Ve tüm piyasalarda açığa satış yetkileri mevcuttur.
Amerika daki bankalar büyüme dönemlerine girdikleri rehavet ile ve de ellerindeki bu yüksek kaldıraç oranı ile zaman zaman Türkiye de de uygulanan TC kimlik numarasına 20 dakikada kredi gibi uygulamalara girdiler. Amerikan halkı da Türk halkından, tüketim konusunda daha iyidir. Para muslukları komple açılınca herkes de ev talebi başladı, mortgage dediğimiz, uzun vadeli düşük faizli sistem ile finansal piyasaların gücü emlak sektörüne yansıtılmaya başlandı. Faizin düşük olması ile birlikte ev fiyatları Amerika’ da kriz olana dek yaklaşık 5 katlık bir artış trendine girmişti.
Bu arada finansal piyasada yolunda gitmeyen bir takım olgular kendini göstermişti. Bazı büyük sigorta şirketleri, kredi garantör bankaları ve de ilgili bazı hisselerin sigorta primleri yükseliyor, VIX endeksleri yükseliyordu. Bir takım hedge fonlar piyasaların böyle devam etmeyeceğine yönelik pozisyon almaya başlamışlardı bile…
Mecnur Odyakmaz’ ı hem sporcular hemde borsacılar iyi bilir. Mecnur der ki, küçük yatırımcı kedi gibidir, iki tavan çektir hemen gelir….
Aynen bu mantıkla Bearn Sterns vakası yaşandı. Büyük bir kredi garantör bankasının hisse fiyatı 100 dolarlardan 1-2 dolara kadar düştü. Yani piyasanın köpüğü çok sert bir şekilde inmeye başladı.
Bu acı örneği gören herkes, bir dakika deyip düşünmeye başladı, herkes eteğindeki taşları ayıklama derdine girdi, hatta taşı olmayan bile taşları atayım derdine girdi. Yukarıda değindim VIX endeksinin yükseldiğini gören, yüksek açığa satış yetkilerine sahip bazı fonlar, sahip olmadıklarını sattılar, satıyorlar da hala da bu sürecin içerisindeyiz.
Bu süreç biter mi derseniz, tabi ki de biter, ama asıl önemli olan, ne zaman, neler yaşandıktan sonra sonlacağıdır…
(Bugünlük olaylara kuşbakışı baktık, ilerleyen zamanlarda yaşananları detaylandıracağız..)
fatihH
Ecoprof
14
November
2008

Kimse Yok Mu Derneğinin faaliyetlerine SMS yoluyla da katılabilirsiniz.
Atacağınız her SMS ile bir fakirin yarasına merhem olabilir, bir fakiri sevindirebilirsiniz.
İnternet sitemizdeki, Hesap Numaraları ve Online Bağış aracılığı ile nakit yardımlar yapabileceğiniz gibi Avea ve Vodafone tüm hatlarınızdan 5777‘ye bir SMS atarak 5 YTL bağışta bulunabilirsiniz.
SMS ile neler yapabiliriz?
Dostlarınızı 5777‘ye SMS atmaya teşvik ederek sizde bu iyilik zincirine katılabilirsiniz.
1 SMS ile yoksul bir ailenin sofrasına 1 kilo peynir ile misafir olabilirsiniz.
4 SMS ile fakir bir öğrencinin ayağına ayakkabı giydirebilirsiniz.
10 SMS ile bütün mutfak alışverişlerini yaparak bir anneyi güldürebilirsiniz.
50 SMS ile bir evin kirası verilebilir.
- Yardım göndermesi çok kolay, parmaklarınızın ucunda, 5 saniye ötede. Hem artık azı uzu bahanesi de yok, 5 ytl bile olsa yardım göndermek mümkün. Obama’ nın yardım kampanyasını da çoğu 100 USD’ ın altında bağış yapan bağışçılar kotarmıştı hatırlarsanız. Az demeyelim, yardımda bulunalım.
www.kimseyokmu.org.tr
burak
Haberler
26
October
2008
Seçilmiş sözleri değil, bazı alıntılar. Paragraflardan çekip çıkarırken haksızlık ettiğimi hissettim. Hepsi bir bütünün parçası ve kitapların içinde daha manidarlar.
Puran Şeriati: Eşim Ali Şeriati – Bir Yaşam Portresi
s.87
“…Hiçbir inkılapçı hareket mutlak kamil olduğu bir noktadan başlamamıştır. İnkılapçı çevre oluşunca her ne kadar eksik de olsa bir çaba ve bir kıvılcım, işe başlamak için yeterlidir. İşin içinde eksikler giderilir, kemal merhalesi ve başarı muhakkak gelecektir…” A. ş.
s.90
“…Siz eğer konuşabiliyorsanız, kendinizden, kendi aşklarınızdan, sıkıntılarınızdan ve hayallerinizden söz etmeniz çok insafsız ve namertçe bir şey olur. A.ş
İran’da her tarafın, dağ taşın uyutmak için ninni söylediği şu anda sizler neden mırıldanıp iniltiler okuyasınız ki. Uyanabilmeleri için feryat edin…” A. ş.
s. 150
“…Özellikle de soğuk kış rüzgarlarının esmekte olduğu ve bu vahşet ve karanlık sahrada kurdun gözlerinin ışığından başka bir aydınlığın görülmediği ve bu yolun yolcusunun gözünü kapatıp gönlünü Allah’a dayaması ve öyle yürümesi gerektiği günlerde.” A. ş.
s.152
“… ya da hayır, en azından elden bir şey gelmiyorsa bir ses çıkarmak ta ki en azından kendimi unutmayayım ki bu da dert getirir.” A.ş
s.221
“…Bizim içinse önemli olan insani görevi yerine getirmek ve Allah’ın yolunu takip etmektir. şayet zafer elde ettiysek duamız, zulümden, hakkı yok etmekten ve gururdan emanda olmaktır. şayet yenildiysek kötülükten ve zilletten uzak kalmak ve şehadetin nasibimiz olmasıdır!” A. ş.
s.254
“Her şeye karış ve hiçbir şeye bulaşma. İnzivada pak kalmak, ne zordur ne de bir değere sahiptir. ‘İnsanlarla ol ve insanlarla olma’ gerçekten peygamberce bir sözdür.” A. ş.
Ali şeriati: Yalnızlık Sözleri
s.14
“…Onlar Nuşirevan’ın adalet zincirlerini boyunlarına vurdular ve ahırları bayındır kıldılar, ben ise sarayları terk ettim.”
Ali şeriati: Sanat
s.22
“…Aksine bir düşünceyi, bir dini bozan şey, dosttur. Ya da dost toplumda baş gösteren düşmanlıktır. Bütün dinler, içeriden bozulmuş ve çürümüştür.
Her din, çöküşünden ve çizgisini ilk çizgisine zıt bir şekilde belirledikten sonra; kendini bilen, aydınlığı olan, o dinin hakikatini bilen, bu sapmayı teşhis etmiş olan ve o iki gruptan da (ne düşüş, alçalma ve kötü değişime inanan kesimden ve ne de bu alçalma ve kötü değişime kail olan, din budur [diyen] ve sonra karşı çıkan yarı aydın gruptan) olmayan o iki grubun düşüncesinin tersine başka bir şeyin var idiğini ve başka bir şeyin olmuş olduğunu bilen tam bilinçli kimseler tarafından [ihya edilir].”
s.66
“…Son, olması gerekenin ve olmayanın yakın sınırından ibarettir.”
s.67
“…bana göre insan bir şahsın özel adı olmayıp, bir durum ve bir niteliktir. Bu sebeple artıp eksilmesi mümkündür.
..
Evet, daha fazla insan olan kimse, insanın, yarısı itibariyle ortaklığının bulunduğu doğayla arasında daha fazla aralık ve uyumsuzluk olan kimse demektir.
..
Bir ruhun kemal derecesi, yaşamaktan duyduğu sıkıntının derecesiyle doğru orantılıdır.”
s.90
“Hüzün, yok olanın eksikliğinden, üzüntü ise varolanın eksikliğinden kaynaklanır.”
s.114
“…Kim daha fazla insan ise, daha fazla dertli olur.”
hafsa
Boş Satırlar
23
October
2008




yıkım
failblog dan
Burak Bakay
Haberler
23
October
2008
I eat the evolution after all.
bi de bu mutasyonla faydali ozellik kazanma olayi var.
tamam grip her sene kendini modifiye ediyo, dunyanin canina okuyo, herkesi siradan geciriyo amma velakin, adam tek hucreli! yani grip mikrobusu tek hucreli bi cihaz yaratigi.
adamin uzerinde gelen mutasyon yada gen degisimi (bi adi vardi unuttum) su bu, adam zaten yasadigi genle uruyor. yani yasarken bi ozellik kazandi mi, urerken de o ozellikle o genle uruyor.
gelgelelim sen gel bunu bir de esey hucresiyle ureyen herhangi bir canlida oldugunu varsay. yani erkek dişi organı olan afedersin sperm yumurta hayvancıkları ile muhatap olunan bi reprodüksiyon şemasında ise yaşanan, yaşayan hücreler ayrı, üreyen hücreler ayrı. Yani sonraki nesli meydana getirecek olan eşey hücreleri, o kurbağa yaşarken beyninde radar organcığı çıktıysa bile onu aktaramayacak ki.
Hadi sözgelimi sen bir kurbağa ol, vak vak derken… Neyse örneklemeye inmeye gerek yok.
Velhasıl, dünyadaki atom sayısında bir ihtimal sen iyi bir cihaz özelliği kazandırdın, tam teşekküllü bir organ (doku bile yetmez) oluşmadan yine evrim ve doğal seçilim spekturumlarına göre körelmesi lazım. Yani gözün bir anda oluşması lazım ki faydalı bi cihaz olarak diğer genlere aktarılsın sözgelimi evrim teoriyşınına göre.
Amma, bu böyle olmaz. Hücrenin içindeki minik minik kıvrım kıvrım değişiklikler, hem birden fazla hücrede aynı anda meydana gelecek, hem de patadanak çalışan bir sistem olacak tam mükemmeliyetiyle (yani göz bi anda PÖRT diye çıksa, ne diyelim mesela, sümüklü böceğin dikiz aynası hesabı yan kısmısında, bunun retinasının sarı noktasının odak noktası tam denkgelmeli olmalı ki göz cihazı bir işe yarasın da sonra adam (salyanganoz) ben bunu çocuklara da ileteyim hemen bunu eşey hücrelerimdeki DNA ma işliyim)
kardeşim Dolly nin kopyalandığı genetik laboratuvarın gelişmiş hali mi var, adam en nihayetinde sümüklü böcek, nası aktarsın etsin kendi zaten kazanması mümkün olunmayan faydalı özelliklerini eşey hücreleriyle sonraki nesle ve böylece milyonlar yılıca radar anteni geliştiren börtü böceğe. Cır cır ederler adamı afedersin.
(ingilizce yazimdan gitgide Türkçeleşen yazı üslubu evrime bilimsel örnek olarak verilmiştir)
Burak Bakay
Toz ve Çamur
23
October
2008

Dünyanın en hızlı tarayıcısı… Uzun süre Firefox kullanma mecburiyetinden sonra ve 3-5 standart sayfayı ayna anda açınçaki göçmelerden sonra daha da bi’ iyi anlıyor insan…
3-5 sayfada bile göçebiliyor Firefox 3. Henüz yeterince stabil değil, kendi stabil olsa Ekstensiyonları değil. Zaten Firefox eklentileri olmadan malesef hiçbir işe yaramıyor.
IE 8′ den bahsetmeye bile gerek yok. Uzay çağında, tekerlekli chariotu icat ettim havaları, bir avunmalar.
Geçen 40-50 tane tab açmıştım Opera’ da. Hızlı bir araştırma yapmam gerekiyordu. Bir an için bilgisayar az bir duraksadı, yanıt veremedi Opera. Elimi başlarımın arasına (tersi) alıp, ‘Yapma OperaaaaaAAAA!!!’ diye bağırmama meydan vermeden toparladı. 240 ile bolu tünelinden fırlayan bir 911 Turbo mahiyetiyle en iyi yaptığı işi yapmaya yine devam etti Opera.
OPERA FOREVER!
www.opera.com
- – - -
Burak Bakay
Toz ve Çamur
13
October
2008
*Allah bizlere değiştiremeyeceğimiz şeylere kabullenme gücü,değiştirebileceğimiz şeylere değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu versin….
*Dost hatırlanmaz,hatırlatır.İyiyi ,güzeli , doğruyu ,yanlışı söyler ve gider…
*Kul kulu kusursuzluğundan ötürü değil,kusurlarıyla beraber tanıyıp,kabul edip sevdiği zaman bir ömür geçer…
kansuorhan
..., Haberler
28
July
2008
Bakmamak gerek geriye,bakmamak gerek mazideki karanlık geçmişe
Hani üstünden kalkar ya ağır bir yük,işte öyle olmalı insan
Nefes alırken yanmamalı ciğerleri insanın
Akmamalı gözlerden yaş boş ve kimsesiz için….
Gurbet bile koymamalı insana bu kadar
Her acının tadına bakmak gereksiz bu sonbaharda
Düşünmek beni ben yapmak demek değil
Elinden geldiğince kedin olman gerek
kansuorhan
Berrak Su
30
June
2008

Vaktim yok diyen herkes yalan söylüyordur. Belki kendi bile farkında değildir. Esas demek istediği “Ben çok yavaş bir insanım, bu kadar tempoya ayak uyduramıyorum” yada iyi ihtimalle “Zaman yönetimi nedir, bihaberim!” dir.
Günümüzün bilgi ve iş akışları arasına bir de sosyal hayatımızın olmazsa olmazlarını getirdiğimiz zaman karşımıza ciddi bir manzara çıkıyor. Bunun altından kalkabilmenin yolu, çoğu kısmısı genetiklerden gelmekle birlikte biraz piratik ve elçabuk olmaktan geçmekle beraber, zaman yönetimi ve önceliklendirme de burada ciddi önem taşıyor.
Velhasılı kelam, kişisel gelişim kitaplarının ismini hatırlamadığım hiçhangi birindeki bir makalede şöyle demekte idiydi porofesör öğrencilerine: “Bir kavanoza önce kumu, sonra çakılı sonra da büyük taşları sığdıramazsınız. Önce büyük taşları koyacaksınız, sonra çakılları ve sonra da kumu.”
Malesef bilinçsiz Türk halkı olarak kavanozları önce dolduruverelim de bitsin bu iş, aradan çıksın diye kumla doldurmakta üstümüze yok. Ondan sonra taşları, çakılları sığdıracaz diye “Ah zamanım yok, vah vaktim bitik, çok yoğunum” tepinelim tepinelim ne fayda. Kavanozu kırmaktan başka yapacağımız şey olamaz.
Yapılacakları listeleyeyim, ben de yazılarımda listeyi kullanayım. Daha renkli, böyle daha interaktif vs vs:
- Neyin ne kadar önemli olduğunu bi bil artık.
- Bu işlerin ne kadar zaman ve uğraş alacağını da ayarla.
- Kafandan yada unutkansan biyere bunları listele, sırala.
- Hergün en zor ve en önemli işten başla yapmaya.
- Kafa dağıtmak için araya biraz kum ve çakıl karıştırabilirsin ama abartma.
Bir de şu var, zaten kendinize 2 kavanoz kum edinmişseniz, bunu napsanız netseniz tek kavanoza sığdıramazsınız. O zaman tek öğünde bir porsiyon yemeyi akıl ediyorsunuz da, üstünüze iyilik sağlık, neden 2 kavanoz kumu iş edinmemeyi bilemiyorsunuz onu sorgulamanız lazım.
Bu yazının öncelikli amacı “Vaktim yok” diyip duranları zavallı durumuna düşürmek değil. O ikincil amacı. Birincil amacı bu sendromu az çok yaşayan herkese yolu biraz olsun tarif edebilmek. Önceliklendirin, neyin önemli olduğunun hep farkında olun, e biraz da elinizi çabuk tutun. Oldu da bitti maşallah. Hadi geçmiş olsun.
Burak Bakay
Toz ve Çamur